dua

ellerini açıp

dua eden

dönüp de

elleriyle

kendi yüzünü

sıvazlayan

insan

bilir mi ki

neden

.

gördüğü bu âlem

için dilediği her neyse

görmediği âlemden

kendinden dillendiren

kendisini dinleyen özünden

.

elleri toplar dağılan sözlerini

mektubu sahibine ulaştıran

bir çift kuş kanadı gibi

bilir nereye gideceğini

o bir çift kanat ki

en güzel dokunuşuyla

sunar dileğini

gönlüne sevgiyle

.

insan her dilekte

bilmeden kendine

en güzel duygularını

en güzel düşüncelerini

gönderir

.

insan her dilekte

bilmeden kendine

en yumuşak dokunuşunu

esirgediği sevgisini

gönderir

.

kim verir istekleri

dilekleri gönlüne

bir düşün

bir düşün ki

daha çok dile

daha çok iste

her dilekte en güzel

sözlerin, hislerin

dönecektir kendine

.

.

bu âlem senin için var

bu âlem senden doğar

bil ki bütün bu âlem

sadece

sevgiyi arar

tıpkı senin gibi

.

şimdi diledim ki

daimî dileğim

daha çok sevgi

olsun

.

.

.

hicret

.

mağaranın içinde

girişi örten örümcek ağı

korur hicret edeni

kendinden kendine

giremez içeriye

eski hiçbir düşünce

takılıp kalmadan

dönüşür mağarada

kozasının içinde

eşiğin ötesine

hayatın genişliğine

hicret eder varlığı

eskiden yeniye

kurar kendi devletini

çizer sınırlarını

yazar kanunlarını

yaşamın içinde

kendinden kendine

güzelliğe değişime

içindeki özüne

yeni bir vatana

cennet yurduna

gerçek evine

adım atar

mağaranın dışına

hicret olmadan

yaşam canlanmaz

hicret olmadan

özgürce yaşanmaz

.

eve dönüş

insan kendini sevmediğini nasıl anlar?

var mıdır bir yolu kendine gerçekten

hiç bakmadığını görmenin

.

unutulmuş bir toprak parçası

yeryüzünde

metruk bir arazi

.

sınırına kadar gelip

sürekli geri döndüğü

güzide bir cevher

.

insan kendini sevmediğini

nasıl anlar?

.

.

.

kimdir

içindekini bir görsen inanamazsın

diye seslenen

.

beni benden daha iyi tanıyan

kimdir

bilmediğim

.

.

.

özür dilemekten başka çaresi

var mıdır

bunca zulmün

.

ne güzelliğini

ne bereketini

anlayıp da kıymet vermediğim

.

beyhude bir sadakatle

dışarıdan

medet beklediğim

.

laf anlamayana konuşulmaz

diyerek

ümidimi kestiğim

.

hayat geniştir

diyerek

umut verdiğim

.

.

.

içindekini bir görsen

inanamazsın

.

hepsi birlik olmuş

bilmediğini öğretip

sana kendini anlatıyor

.

hepsi birlik olmuş

sevgisizliğin içinde

sevgiyi gösteriyor

.

.

.

bütün bu âlem

eve dönmen için

yol olmuş

.

.

.

görüldüğü an’da var olan

gören göz değil

bilinç bir adım ötesinde

tüm duyuların

senin için var eder

tüm bu âlemi

.

başını nereye çevirsen

yüzünü nereye döndürsen

bir an’da var olur

senin için tüm bu yaratım

senin âlemin

.

dikkat neredeyse

var oluş enerjisi oradadır

yaratım

hem çabadır

hem de çabasızdır

.

gözümü kapadığımda

karanlığın içindedir

en parlak aydınlık

ışığı yaratan nur

içeriden parlar dışarıya

.

izin verme

seni kandırmasına

dışarıdaki parlak ışıkların

seninle

oyun oynamasına

.

görüldüğü an’da var olan

sen’den sana yansıyan

hepsi sırasıyla

sen’i sana anlatan

adı yaşam olan

.

sonsuz sınırsız

ezelî ebedî

hem var hem yok olan

her şey senden

her şey senin için

.

insan-ı kebir

hepsinin

hepsinin ötesinde

.

yaratılmışı var eden

var derken yok eden

.

can verirken ruh olan

keşfederken akıl olan

.

kalbin içinde sevgi

gaybın içinde hu olan

.

göze görünen cisim

tüm varlıklarda bir isim

.

hem anlamın kaynağı

hem girdabın merkezi

.

bir yanıyla bilinen

bir yanıyla örtünen

.

halka halka dağılan

dağılıp da toplanan

.

hepsinin

hepsinin ötesinde

.

çokluğun bereketinde

birliğin kudretinde

.

bir tek

tek bir insan

.

bedenin ötesinde

en biricik gözbebeğinde

.

insan-ı sagir’den

insan- kebir’e

.

kendini bulduğunda

kendini birlediğinde

her nefeste

her nefste

yeniden

yeniden dirilen

insan

.

nutfe

iki denizin birleştiği

ışığın suya dönüştüğü

yer’de ve an’da

zamanda ve mekânda

görünmeyenden görünene

dokunduğu her şeye

can veren

dünyada adı yaşam

olan nedir?

Son Kale

İnsan elini yıkamadan uzatırsa ona verilen nimetlere, temiz olanı kolaydır bir anda kirletmek.

Kendi tarlasını ekip sürenin eline bulaşan toprak değildir bu kir, o toprak ki güneşin altında tertemizdir zaten, bir silkelesen döner hemen tarlanın bağrına.

O yüzden, sofraya oturmadan el yıkanır.

O yüzden, bir işe başlamadan el yıkanır.

O yüzden, her gecenin sonunda beden yıkanır, temizlenir, o günün kirinden ve tozundan.

Yıkamak, arınmaktır.

Ancak arındığında kavuşur her şey, ilk günkü safiyetine, güzelliğine.

Yaşam, gün be gün arınmaya sevkeder insanı, nihayetinde kendi özüne yeniden kavuşabilmesi için.

.

Arındıkça kuvvetlenir insan.

Kendini buldukça özgürleşir.

Özgürleştikçe güçlenir.

Öyle bir güce ulaşır ki, ‘hepsi yıkılsa yeniden yaparım’ der.

Emindir, bilir ki ‘muhtaç olduğu kudret damarlarındaki asil kandadır’.

.

Yine de, zaman ister bazen yaşam.

Biraz daha zaman ver.

Biraz daha emek ver.

Görmek için, aşılması gereken son zayıf noktayı.

.

Bir adım, bedenin sağlığı, güçlenmesi demektir.

Bir adım, sürekli konuşan zihnin fark edilmesidir.

Bir adım, düşünce ve duyguların ayrıştırılmasıdır.

Bir adım, iradenin güçlenmesidir.

Bir adım, aklın parlatılması, anlayışın ve farkındalığın önünün açılmasıdır.

Adım adım öyle bir yere gelir ki insan, meydanda kendinden başka kimse kalmaz, dışarıdaki kavgası biter, içine döner.

Arınmaya devam eder.

Kendine düşman tüm duygularından, tüm düşüncelerinden, tüm inançlarından, alışkanlıklarından, tüm öğretilmişliklerinden arınır.

Kendine ait olmayan, yüklenmiş bütün huylardan temizler kendini.

Her köşeyi her bucağı öyle bir deşer ki, açar tüm örtüleri, görür tüm gizlenenleri.

Bilir hakkıyla tüm vatanını, kendine verilmiş olan var oluş toprağını.

.

İşte son bir adım, karşısında bekler onu zayıf noktası.

Buldum dese bitmez, oldum dese sonu gelmez bir son adım.

Yine de, durmanın imkânı yok artık bundan sonra.

.

.

.

Ben kendi değerimi kazanmadan içimdeki bütün kadınların değerli olması mümkün müdür?

Ben kendi özgürlüğümü kazanmdan içimdeki bütün erkeklerin özgür olması mümkün müdür?

Ben bilmeden, mümkün müdür bir başkasının bilmesi, ‘fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ yaşamak nedir.

Pazarlıklar dünyasında, neyi alıp neyi verdim ki bugün olduğum yerdeyim?

.

Dün dediğim bir günde,

Hayatımın en kıymetli değeri, zamanımı verip para kazanmıştım.

Var oluşumun en değerli hazinesi, özgüvenimi verip bir başkasının bilgisini, gücünü kabullenmiştim.

Öğrenmenin kendini keşfetmek olduğunu unutup, bilgi sahibi olanların kölesi olmuştum.

Yaşamın keşfedilmek üzere beni beklediğini unutup, bilinen kalıpların zindanında mahkum olmuştum.

.

Şimdi

Bir adım var

Dünden

Bugüne ulaşmaya

Son kaleyi

Kuşatmaya

.

.

.

Bütün savaşlardan galip çıktım da,

Bu son çarpışmada ‘merhamet kalesi’ aldı elimden kılıcımı.

Görünenin ardındakine bakmadan, gördüğüme aldandım.

Yine de fark ettiysem artık, zamanıdır sona erdirmenin.

İzin vermenin, yanlışın yerini doğrunun almasına.

İzin vermenin, yeni bir yaşama.

.

.

Hepimiz şimdi bastık ayaklarımızı kuvvetle toprağa,

Son kalemizin kapısında,

Fethin bir adım yakınında.

.

.

.

yeni bir yaşam

geceden sabaha

ne değişebilir

ne değişebilir

derin uykudan uyanınca

.

her şey aynı iken

fark nerden gelir

nerden gelir fark

görünen hâlâ aynıysa

.

maddeye hakim mânâ

şu âlem beden midir

bedene can veren

mânâ değil midir

.

bir sır buldum içimde

görünmeyen âlemimde

kâbe’nin anahtarı

artık benim elimde

.

kapının ötesinde

bir adım mesafesinde

beklermiş beni meğer

yeni bir yaşam

.

pazar yeri

pazar yerine inmeden

geçebilir mi yaşam

halka karışmadan

sessiz

dingin

dağın başında

tek bir bulut olmadan

.

seçim yapmadan

taraf tutmadan

orta yolda

kalabilir mi insan

.

kayıp mı kazanç mı diye sormadan

nefesi havadaki esinti

çiçekleri kıpırdatan

çimenleri dalgalandıran

yüzü güneşe dönük

yaşayabilir mi insan

.

pazar yerine inmeden

inse bile görünmeden

seyredebilir mi

olanı biteni

hayatın karmaşasını

uzaktan

hiçbir şeye karışmadan

.

var olabilir mi insan

var oluşun tam içinde

merkezinde

bir o kadar da dışında

bilmez gibi bilebilir mi

gülebilir mi

hayatın coşkusuna

diyebilir mi

herkes kendi âleminde

ben kendi âlemimde

bir selam bağlar bizi

kimi zaman sözde

kimi zaman yürekte

tüm yaşamı aynı sevinçle

kucaklayabilir mi insan

.