cennet bahçesinden elini çekti

cennet bahçesinden elini çekti serçeler

kaybettikleri arkadaşlarının ardından

minicik yine de tarifsiz büyük faili meçhul bir kayıp

.

derin bir sessizlik

derin bir boşluk

yaşamın tüm coşkusu

bir an’da elini çekti

herkes olanı seyirde

herkes sanki beklemede

.

.

bütün yüzlerini bilir de insan yaşamın

kabullenmek zor gelir bazılarını

yaşam hep coşku ile gülsün ister

.

oysa ince bir denge var eder yaşamı

bir adım sağa ya da bir adım sola

orta yolu kaybeden tüm dengeyi kaybeder

.

cennet bile olsa insana verilen

korumak için ilgi, alâka

yaşatmak için çaba istiyor

.

tek bir kötü düşünce ile

cehennem azabına düşen zihin gibi

tüm âlem ince bir dengede var oluyor

.

.

şimdi esen rüzgar

gökten gelen derin bir nefes

dökülen yaprakları

güneşi gölgeleyen bulutları

ortalığı kaplamış tozları

temizleyen yüce bir nefes

.

seyreylediği dış âlemden farksız

insan ancak derin bir nefeste

tüm iç âlemini rüzgar gibi

temizleyebildiğinde

kalbinin güneşi dört bir yanı

ayrım yapmaksızın aydınlatır

.

yaşamın coşkusu

ışığın düştüğü

suyun içinde parıldayan

görünmez bir noktadadır

.

.

.

tüm âlem devasa bir orkestra

tüm âlem devasa bir orkestra gibi

duyan kulaklara muhteşem bir müzik çalıyor

.

her bir varlık portenin üzerindeki bir nota

her bir nota kendine has bir müzikal ses

.

her bir varlık kendi yaşamının müziğini kaydediyor

sonsuz âlemde kendi müziğini dinlemek için

.

âlemin içinde melodisini değiştirmeye muktedir

müziğini güzelleştirmeye muktedir bir tek insan

.

anahtarı yazacak kalem insanın kendi elinde

.

.

.

bütün ebeler

bütün ebeler ‘ıkın’ diye sesleniyordu…

.

.

‘derin bir nefes daha

şimdi tüm gücünle ıkın’…

.

.

‘derin bir nefes daha…’

.

.

dedi ki ‘çıkar çarıklarını

kutsal vadidesin…’

.

.

‘derin bir nefes daha…’

.

.

dedi ki ‘küçük çocuklar gibi olamazsan

göklerin egemenliği’ne giremezsin…’

.

.

‘derin bir nefes daha…’

.

.

dedi ki ‘oku…’

.

.

‘derin bir nefes daha…’

.

.

.

her derin nefeste

doğumun verdiği acı

şiddetlenirken

her derin nefeste

daha derine çekilirken

artık söylenenleri

duymaz oldu

tüm dış âlem

içeriye kapanırken

.

.

içeride

sükûnetin içinde

şimdi duyulan

tek bir kalp atışı

kimin kalbi bilemedi

belki kendisinin

belki de yaşama yeni doğanın

sevgiyle gülümsedi

zaten onlar birbirine bağlı

tek bir beden değil miydi

.

.

.

derler ki, insan iki kere doğar bu yaşama

.

ilki annesinin rahminden dünya hayatına

.

ikincisi yaşamın rahminden kendine

.

.

her insanın içinde

hem bir anne hem bir baba

hem bir kadın hem bir erkek

yaşamın tohumunu ekmek için bekler

.

.

her insanın içinde

tohumu besleyip büyütecek

bereketli bir toprak

hazır olduğunda

doğuracak bir rahim bekler

.

.

kiminin doğumu bir nefeste

kiminin doğumu birkaç nefes uzun

.

.

.

kendi doğumuna şahit olabilir mi insan

.

kendini doğurabilir mi insan

.

her doğum sancılıdır

.

yine de her doğum güzeldir

.

ne mutlu o anne ve babaya

.

ne mutlu gözlerini yaşama açana

.

ne mutlu adsız doğana

.

.

.

direnme kabullen

samimiyet, azim, kararlılık değil de

seçtiği direnmek ise insanın

içindeki kuvvetle taşa dönüşse

yaşam su olur her yanından kuşatır

içindeki kuvvetle duvar olsa

yaşam sel gibi nehir olur yıkar

direnci ne kadar kuvvetlense

yaşam o kadar güçlü karşısına çıkar

.

direnme kabullen diyor tüm yaşam

.

kabullen ki su gibi ol

yaşam benzeri kuşat her bir yanı

kabullen ki nehir gibi ol

yaşam benzeri çağla coşkunca

kabullen ki

yaşamla bir ol yaşam ol

.

dört bir yandan sesleniyor

tüm var oluş

sen benden ayrı değilsin

baktığın her yerde bir tek ben varım

.

yanıltmasın gözlerin seni

aslında bütün değişimleri

gerçekleşen bütün dönüşümleri

tek bir vücut olmuş

elele verip bir olmuş

birleşip bütünleşmiş

bütünleşip güçlenmiş

tek bir insan yaptı bugüne kadar

.

.

.

sular durulmadan

sular durulmadan

mümkün mü

derinleri görmek

.

.

sen değişmeden

mümkün mü

değişimi beklemek

.

.

bulutlar çekilmeden

mümkün mü

güneşi görmek

.

.

kalbini açmadan

mümkün mü

yaşamı sevmek

.

.

mümkün mü

bir ol’madan

yaşamı seyreylemek

.

.

.

bir bilsen

aslında tek’tir

seyreden olanı

seyreden tüm var olanı

.

.

kalksa perde

ayrı mıdır

gören gözler

bir’bir’inden

.

.

.

insanın özlemi

insanın özlemi neydi?

hakk’ını verseydi her ân’ın

insan hâlâ özler miydi?

.

.

zamanın içinde kaybolmasaydı

yaşamın ritmine uyumlansaydı

insan hâlâ özler miydi?

.

.

insanın kendine uzak

içinde ulaşamadığı bir yer

kendini görmediği

kendini hoş görmediği

kendini affetmeyen

.

.

yine de kaçabilir mi insan

yaşamın her şeyi gören gözü

sen görmesen bile seni görmez mi

.

.

seni bilmez mi

bütün kırgınlıkların, kızgınlıkların

bütün hüznün ve öfken

bütün korkuların ile

kabullenmez mi

.

.

insan ikiye bölünmüş

bütünleşse özler miydi

hakk’ını verdiği her ân’ın

içinde can bulan

yaşam ol’an

kendini

.

.

.

hatırlar mısın

hatırlar mısın

geçmişi ilk ne zaman düşündüğünü

geleceği ilk ne zaman arzuladığını

hatırlar mısın

.

.

ince ince işler insan kendini

yaşamı ona tanıtan

yaşamı ona anlatan

tüm sözlerle

tüm bilgilerle

tüm inançlarla

ince ince işler insan kendini

.

.

incecik işlenmiş örtüsü

bir bakmış

evin bir kenarında

bir bakmış

der top olmuş çantasında

bir bakmış

unutulmuş, atılmış yolun ortasında

.

.

incecik işlenmiş örtüsü

incecik işlenmiş kendisi

her neye dönüştüyse

insan artık çaresiz

iplikleri düğümlenmiş

kendini çözemez olmuş

insan hatırlamaz olmuş

.

.

.

hatırla

kendini

o saf temiz hâlini

yüreğindeki neşeyi

gözlerindeki ışığı

.

hatırla

içinin ve dışının

bir olduğu

senin yaşam olduğun

o ân’ı

.

hatırla

.

.

.

algının kapıları

eskiden anneler çocuğu misafirliğe götürdüklerinde

çantaları oyuncaklarla dolu, oyalamanın tek yolu bu derlerdi

.

oyuncak dolu çanta büyüdü, büyüdü

bir oda oldu, bir ev oldu, iş oldu

oyuncak dolu çanta küçüldü, küçüldü

ufacık bir aletin içinde var oldu

.

şimdi sen kendini nereye götürsen

kendini oyalamanın tek yolu bu dersin

.

oyalanması gereken çocuk

istemediği bir yerde hep sıkıntı içinde

oyalanması gereken çocuk hep insanın içinde

.

.

peki ya insan

taşır mıydı oyuncak çantasını yanında

şimdi, burda istediği yerde olsaydı

.

yine de insan

nasıl bilir ruhunun huzur bulduğu yer

burası mı yoksa orası mı nasıl bilir

içeride hapsolmuşken nasıl bilir

özgür olmayı, yaşamı tanımayı nasıl bilir

.

.

algının kapıları beş tanedir

görmen için gözler

duyman için kulaklar

tatman için dil

koklaman için burun

dokunman için tüm bedenin

.

bir de altıncı kapı vardır

beş kapıdan gireni

evirip çevirip bir mantığa oturtan

etiketleyen, karşılaştıran ve yargılayan

kurnazca evi ele geçiren kapı görevlisinin yeri

beşinci kapının bekçisi zihnindir

.

evi ele geçirilmiş insan ise

hep misafirlikte gibi

yanında oyuncak çantası

zihnin izin verdiklerini içeri gönderen

bir an bile başını kaldırıp

yaşama bakmasına izin verilmeyen

zincirlenmiş pranga mahkumları gibi

.

insan bakar ama görmez

insan işitir ama duymaz

insan dokunur ama hissetmez

.

.

oysa özgürlük dedikleri

tüm prangaların kırılmış

tüm kapıların ardına kadar açılmış

insanın yaşamın içinde

yaşamın insanın içinde

olduğu daim bir an

.

.

.

algının kapıları beş tanedir

hepsi sana verilmiş

hazinenin kapıları

çoğu insan bilmez

altıncı kapının ardında

bir kapı daha vardır

yedinci kapı

insanın gerçek benliğine açılan

insanı özgür kılan tek kapı

.

beş kapı temizlenip arındığında

altıncı kapı karar veren değil

izleyen olduğunu anladığında

yedinci kapı bağlar insanı

yaşama, kendine, tüm var oluşa

.

insan fark eder

kurtuluş

özgürlük

aydınlık

kapısını açan anahtar

sadece

kendindedir

tüm kapıların ardındaki

yegâne hazine

içindedir

.

.

.

nasıl ki biri gözyaşı dökse

nasıl ki biri gözyaşı dökse

herkes sessizleşir birden

söylenecek söz kalmaz

kalp kalbe konuşur ancak

.

her şey sessiz şimdi

gökyüzünden gelen yağmurla

bütün sözcükler suskunlaştı

kalpten kalbe bir’leştiler

.

arındı

temizlendi

kapalı kalmış

tozlanmış

kirlenmiş

bütün düşünceler

bütün duygular

bütün var oluş

.

yağmurun

sessizliği

sükûnet

verdi

tüm kalplere

şimdi her şey

huzur’da

.

.

.