hareket

hareket

hazır duruşla başlar

.

denge

hazır duruşta kurulur

.

dikkat

hazır duruşta uyanır

.

dağılan

hazır duruşla toplanır

.

açılan

hazır duruşta kapanır

.

.

merkez

hazır duruşun ortasında

.

insan

çemberin merkezinde

huzur’da

hazır ol’duğunda

başlar

yeniden yaratmaya

.

.

.

öyle bir perde ki

öyle bir perde ki üzerindeki

açıp kendini görmeye

ne imkânı ne gayreti var

insanın

.

.

öyle bir perde ki

her ipliğini kendi elleriyle

seçip dokuduğu

insanın

.

.

öyle bir perde ki

güneşini kapadığını bilse de

atmaya kıyamadığı

insanın

.

.

öyle bir perde ki

gözlerini kapatan

kulaklarını kapatan

dokunuşunu kapatan

tadını kapatan

nefesini kapatan

insanın

.

.

öyle bir perde ki

insanı örtmüş

bırakmayan

.

.

yine de bir nokta var

sonsuzluğun sırrını

içinde saklayan

ışık dışarıdan giremese bile

bil ki

o nokta bekler

gözlerini içeriye

kendisine çevirmeni

.

.

öyle bir ışık ki yayılan

işte

tüm kâinat başladı yaratılmaya

.

.

hepsi senin için

senin sevginden

.

.

.

uzak değil

o kadar da uzak değil

öte bir âlem

.

aynadan yansıyan

kadar yakın

.

belki de

birbirini seyreder

.

sen o’nda

o sen’de

bir tek

kendini seyreder

.

.

.

boşluk

boşlukta

ne gök vardır

ne de yer

.

boşlukta

ne iç vardır

ne de dış

.

boşlukta

ne yön vardır

ne de hedef

.

boşluk

ayrım yapmadan

her şeyi kapsar

.

var olan

her şey boş

yine de

boşluk her şeydir

.

.

.

düğümü çözmek için

düğümü çözmek için

sevecen bir sabır gerekir

.

düğümü çözmek için

çabasız bir çaba gerekir

.

.

düğümü çözmek için

düğümün yolundan geri yürümek

düğümü bazen bırakmak beklemek

düğümü anlamak

düğümle bir olmak

düğümün başlangıcını bulmak gerekir

.

düğümü çözmek için

düğüme teslim olmak

düğümü dolayan enerjiyi

serbest bırakmak gerekir

.

.

düğümü çözmek için

seni o ân’a davet eden

dikkatini celbeden

telaşının öfkenin içinden

sabrını sevgini çıkaran

düğümün davetine

gülümsemek gerekir

.

.

düğüm çözüldüğünde

gelen rahatlığı ve memnuniyeti

hiç düğüm çözmemiş olsa

bilebilir miydi insan

.

.

.

dingin

bugün sessiz diyorsun

rüzgar dinmiş

bulutlar bile uykuda sanki

suda kıpırtı yok

yapraklar dallarda keyif yapıyor

.

yakında bir kuşun tatlı melodisi

güneşin ışığının sıcaklığı

toprakta minik bir salyangoz

tüm yer’yüzü ve gök’yüzü

uyku ile uyanıklık arası

yarı iç âlemde yarı dış âlemde

.

dingin

.

.

.

hızın akıl ötesi seviyesinde

her şey durmuş gibi gözükür göze

sanki görünmeyeni görmenin

formülünü bulmuş gibi yaşam

bir anda yok iken var olur

doğum bir beden yaratır

bedenin içine doğuran öz saklanır

.

.

insan

yer’yüzü ile gök’yüzü

arasında var ol’an

bedeninin içinde

doğumun tohumunu

taşıyan

.

insan

ayakları toprakta sağlam

başı göklerde özgür

dingin ve dengede

yaratır yaşamı

.

bilir ki

hareket

dinginliğin

içinde

saklanır

.

.

.

geçit

geçit

seni bir yer’den

başka bir yer’e

taşıyan

.

.

insan

yer’yüzünde

yaşayan

.

.

geçtiği yol’dan

gelmiş ol’an

.

.

yaşamın içinde

korkutsa da insanı

ölümün varlığı

daim bir yol’culukta

açılan ve kapanan

beliren ve kaybolan

.

.

insan

bedenin ötesinde

varlık

zihnin ötesinde

yaşam

gördüğünün ötesinde

.

.

.

bir tek ins’an özgürdür

hayat dediği

koşturmacanın içinde

mevcut kalma

şansı var mı

insanın

.

.

hayat hiç bırakır mı

yakasını insanın

.

.

yakasını kaptırmış

nereye çekilirse

oraya sürüklenmiş

insanın

hiç şansı olur mu

özgürüm demeye

.

.

.

mevcut kalma

şansı yoktur

elbet

.

bir tek

mevcut ol’ma

şansı vardır

.

fark ederse

insan

gerçekte

tek bir özgür

ân vardır

.

.

.

zamandan

mekândan

bağımsız

ins’ân

ol’duğunda

özgürsün

.

.

.

elimdeki bıçağın parlaması

elimdeki bıçağın parlaması

gözümü alıyor

ışığın gücüyle bir an’da

fark edip

derin bir rüyadan uyanıyorum

.

.

ben kimi kurban ediyorum

.

.

fark ediyorum

önümde çaresiz yatanı

fark ediyorum

içimde sessiz saldıranı

.

.

uyanmamla birlikte

bıçak düşüyor elimden

şaşkınım

şimdi sanki o ben değilim

.

.

.

hepimizin elinde bir bıçak

kurban ediyoruz

oğlumuzu, kızımızı, evladımızı

eşimizi, anamızı, babamızı

arkadaşımızı, yoldaşımızı

.

.

biliyoruz aslında

dinlemiştik

asıl kurban o değil diyeni

yine de ne kadar güçlü

ele geçirmiş bizi

gözümüzde bir perde

bıçak bir türlü düşmüyor

elimizden, dilimizden

.

.

.

ama şimdi ışık çok güçlü parladı

gördüm bıçağın parıltısını

gördüm kurbanın bana bakan

gözbebeğinde

kendi yansımamı

.

.

o gözbebeği ki

beni bana anlatan

o gözbebeği ki

ben’den bana bakan

.

.

ben dediğim gerçeği örten

sahte bir kılıftan başka

bir şey değilmiş

ben dediğim dünyamdaki

bütün savaşların failiymiş

.

.

artık savaş bitti

şimdi barış zamanı

barış ile yurdumu

kalkındırma zamanı

.

.

özür dilerim

tüm kurbanlarımdan

kendimden ayrı sandığım

yargılayıp suçladıklarımdan

.

.

özür dilerim

kurbanı olduklarımdan

kendimden ayrı sanıp

haksız bulduklarımdan

.

.

.

insan

uykuda bir rüyada

hem kurban eder

hem kurban olur

farklı rollerde

kendinden kendine

fark edene kadar

sen ve ben diyerek

ayrıştırdığını

tek özden diyerek

bir’leyene kadar

.

.

ışık parladı

bıçak düştü

.

.

dönüp bakma arkana

gönül dayanmaz

savaş alanını görmeye

bil ki tüm bu canlar

bir tek senin için verildi

senin fark etmen için

.

seni senden çok seven

senden asla vazgeçmeyen

senin için canını veren

şimdi sana yaşam veren

senin kendisini görmeni bekleyen

bir tek sen

.

.

insan en çok kendine

sabır gösterirmiş

insanın en büyük teşekkürü

kendinden kendineymiş

.

ne mutlu bugünü görene

ne mutlu şimdi gerçekten

yaşamla bütünleşip

var olana

çünkü

yaşam güzeldir

güzeli sever

.

.

.

ân bu kadar hızlıyken

ân bu kadar hızlıyken

ne’ye direnebilir insan

.

ân bu kadar güçlüyken

ne’ye tutunabilir insan

.

ân’ın içinde taşınırken

tüm var ol’uş bir halden diğerine

.

ân’ın dışında var ol’ma

imkânı yoktur aslında insana

.

.

.

ağırlaştı düştü

tutundukları ile

cennet kaybedildi

.

hafifledi yükseldi

bıraktıkları ile

cennet kazanıldı

.

.

.

yolculuk dış’ta olsaydı

değişmeden gelirdin geriye

.

yolculuk iç’te olduğunda

geleni kendin bile tanıyamazsın

.

eski ol’an terk edilmiş

yeni ol’an doğmuştur

.

makbul ol’mayan bırakılmış

arınmış ol’an kalmıştır

.

.

ân’dan ân’a tüm yolculuk

kalbin değişimi

insanın dönüşümü

.

bak

ceviz ağacının dalları

şimdi bülbüllerle bezendi

.

dinle

sana şimdi sunulan

bülbülün şarkısıdır

.

yaşamın

güzelliği

sana

sen’den yakındır

.

.

.