ikra

sabahın sessizliğinde

ağacın dalları arasına gizlenmiş

bir kuşu dinliyorum

içinden doğan bir şarkıyı okuyor

hiç bir yerde yazılmayanı

kimseye ait olmayanı

henüz var olmamış olanı doğuruyor

yaşama yeni bir melodi katıyor

melodisiyle yaşamı yaratıyor

.

.

ikra bismi rabbikelleziy halak

.

sana vücut ve yaşam veren rabbinin ismi ile yarat

o ki bu vücutla birleşerek insanı var eden

sınırsız bir ikramla beden rahminden doğurtan

varlığın bütün kelimelerinin sahibi

ve bilmediği tüm kelimeleri insana öğreten

.

.

kuşlar kadar özgür ve kayıtsız

korkmadan çekinmeden

içinden doğanı dışına çıkar

yarat ve yaşa sana ait olanı

her yaratım bir doğum

insan bir rahim

her kelime yeni bir oluşum

yaşam bir kitap

yazılırken okunan

tek bir kitap

.

.

.

geçmişi bırakabilir misin

geçmişi bırakabilir misin

.

dün’e ait bir dünyanın sesi

çınlıyor kulaklarında

.

kapatmayı unuttuğun bir yayın gibi

kendini hatırlatıyor

.

üzerine yeniden kayıt yapmanın

mümkün olmadığı

.

geçmişi bırakabilir misin

.

.

bugün için sessiz bir alan aç

.

öyle bir genişlesin ki

tüm âlemler bir tek seni dinlesin

.

seninle birlikte söylesin

kalbinden doğan şarkını

.

sadece bugüne ait

kayıtsız bir an yarat

.

hiçbir ağırlığı olmadan

yükselen bir melodi

.

yaşamın sonsuz ve benzersiz

an’larından biri

.

ve her biri

bil ki bir tek senden doğar

.

.

.

yazılmamış kitap

kayıt altına aldığın

her bir kelime

sabitledi anlamı

insan diline

.

beni bulmanı bekledim

kelimelerin ötesinde

.

kaydedilmiş bir zamana

ve kaydedilmiş bir mekâna

kapandı yaşam

.

onu bulmanı bekledi

kayıtların ötesinde

.

.

sen

kayıtları ararken

eskinin arasında

kayıtsız yaşamda

her an

yeni yaratılmada

.

öncesi ve sonrasının

tam ortasında

görünmez bir sınırda

bırak

bütün yazılmış kitaplarını

kayıda alınmış anları

.

yazılmamış kitap

.

.

.

doğum

doğum baş aşağıdır

düştüğün bu kucakta

bir anne ve bir baba

yaşamdan ne daha az

ne de daha fazladır

ne bir hata

ne bir kusur

görebilirsin yeryüzünde

ne de bir eksik

ne de bir delik

bulabilirsin gökyüzünde

var oluşun

mükemmel dengesinde

her şey kendi değerinde

.

“Beni hatırlayınız!”

“Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur:

Beni hatırlayınız!”

.

.

Sana hitap ediyor, senden ve bütün medeni beşeriyetten bir dileği var…

Bana hitap ediyor, benden bir dileği var…

.

“Beni hatırlayınız!..”

.

.

İnsan yolunu aklı ve duyguları ile belirler.

Orta yol, her ikisinin de el birliği içinde olduğu, birinin diğerine hakimiyet kurmaya çalışmadığı, yerine göre birbirlerine izin verdikleri yoldur.

Vatan, akıl ve gönül birliği içinde kurtarılır.

Vatan, cesaretle kurtarılır.

Yaşam, akıl ve gönül birliği içinde kurulur.

Yaşam, cesaretle kurulur.

.

Şüphesi olmayan emin olandır.

.

O’nun zaferi, kendini güneş gibi doğurmak idi.

Kendi gözleriyle, berrak bir gökyüzünde parladığını gördü.

Emanet gençliğe verildi.

Gençlik yaşamı yeniden yaratacak olanlardır.

.

Şimdi,

Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve kabiliyeti ile,

Yeniden,

Güneş gibi doğacak olan sensin.

Yeniden,

Güneş gibi doğacak olan benim.

.

.

kalp âlemi

onarmak mümkün

toprak kabı

kırılsa bile

.

beden toprak bir kap gibi

dayanır her şeye

kalp atmaya devam ettikçe

.

kalp âlemi tuhaftır

bedenin içinde

toprak bir kap gibi

.

dayanır her şeye

yine de

latiftir cam gibi

.

öz maddesi

ateşte erimiş

bir kum tanesi

.

gözden kaybolur

bir kez kırıldı mı

billur cam oldu mu

.

kendisi kadar latif

en çok söz dokunur

cevherine

.

tek bir söz

görünmeyen bir ok gibi

değdiği yeri parçalar

.

yine de tek bir söz

yakmayan ateş gibi

sevgiyle kucaklar

.

kalp gönül olur

sırçadan bir köşk olur

huzur kapısı olur

.

kalp ateşten gömlek olur

yaktığı yeri kavurur

ya cennet ya da cehennem olur

.

bir ân gelir

kararda durur

öyle bir kalp olur ki

.

ne dilersen dile

ancak gönülden ise

gerçek olur

.

.

.

çocuk

ne kadar da zor

anne baba için

çocuğu emanet etmek

yaşama

.

merkezden dışa açılan

halkalar gibi

senden doğan

emanettir dünyaya

.

kimse bilmez

halka ne kadar genişler

açıldıkça

hangi toprağa suya karışır

.

evden uzakta

kimden neden beslenir

nasıl hayatta kalır

tehlikelerden korunur

.

mümkünü var mıdır

yaşamanın

kabuğunu kırmadan

doğmanın

hiç büyümeden

olgunlaşmanın

çiçek açmadan

güzelleşmenin

mümkünü var mıdır

kendin olmadan

var olmanın

.

çocuk emanettir

yaşama

.

halkalar durulduğunda

kim söyleyebilir

merkezin noktasını

her şey bir olduğunda

.

.

.

kendi cennetini yaratan

Havva’yı da kovdum

Âdem’i de kovdum

cennetimden

.

merakı dinmeyen

arayışı bitmeyen

zihnimin derinliklerinden

.

yemeyin demiştim

o ağacın

meyvesinden

.

kendi kendilerine

düştüler

aslında

.

merakın peşinde

arayışın

kısırdöngü çemberine

.

düşer düşmez

‘ah’ ettiler

ama boşuna

.

elmanın göz boyayan

kızılı

nâr oldu yaşamlarına

.

bir elmanın peşinde

bütün bir yaşam

belki de heba oldu

.

fark edene kadar

.

ne zormuş dediler

gözlerimizi büyüleyen

kızılı beyaz etmek

.

nâr’ı nur etmek

bir yaşam

boyuymuş

.

yola düşmüş

bir kızıl elmanın

peşinde

.

insan döner dururmuş

.

terk edene kadar

yolu da elmayı da

Âdem’i de Havva’yı da

.

.

.

cennetimde

bir ben varım

şimdi tek başıma

.

ne sevilen ne de seven

sadece

sevgi olan

.

tüm ayrımları

bütün ayrılıkları

birleştiren

.

elinde kalem

bir kağıdın üzerine

yazıp çizen

.

hayal kur’an

yaşamına

hayalini resmeden

.

bazen ‘bu olmadı’

bazen ‘muhteşem oldu’

diyerek dile gelen

.

her seferinde

yeniden yepyeni

tertemiz bir sayfa açan

.

hiç bıkmadan

hiç bitmeden

kendi cennetini yaratan

.

bir tek

ben varım

şimdi

.

.

.

kalp’ten doğan

mümkün mü

sevgisiz bir yaşam

.

mümkün mü

kendini sevmeden

yaşamak

.

sevgiyle mi doğar

her insan

.

sevgiye mi doğar

her insan

.

uyuyan beden değil de

kalp ise

.

var mıdır bir yolu

kalbi uyandırmanın

.

.

sevgi değil de

bağlılık, bağımlılık

olduysa duyguları

.

eşyalarına, işine

eşine, çocuklarına

bazen bağlı bazen bağımlı

.

olduysa insan

fark eder mi

kuruduğunu

.

sevgi pınarının

gözden kaybolduğunu

.

fark eder mi

aslında

dışa çevirdiği gözlerinin

.

kendini görmediğini

kendini sevmediğini

.

seni seviyorum çünkü

diye başlayan cümlelerin

zihninin oyunu olduğunu

.

kalbinin ise sustuğunu

fark eder mi

insan

.

.

ben

.

fark ettiysem eğer

kalbimin soğuk odalarını

ısıtmam gerektiğini

.

yaşam sevincimi

canlandırmak istediğimi

.

anlamam gerekir

insanı

neyin beslediğini

.

.

derler ki insan

hava, su, gıda olmadan

yaşayamaz

.

unuturlar eklemeyi

kalbi kanın beslediğini

.

kalptir

ruhun ve yaşam enerjisinin

ikâmeti

.

kalptir

zihnin ve niyetlerin

amiri

.

dünyayı, doğayı, çevreyi

temizlemek isteyen insan

hatırlamalı

.

ilk adım

kalbi temizlemekle

başlamalı

.

.

kalp öyle bir güç merkezi ki

her çarpışı

insana yaşam veren

.

kan öyle bir besin kaynağı ki

insanın

tüm ihtiyacını temin eden

.

.

yaşama doğru

yürümek istiyorsa

.

temizlemesi gerekir

her bireyin

kendi evini kendi ka’be’sini

.

saf kan olmanın

anlamını bilecek kadar

arınmalıdır insan

.

tüm yüklerini bırakıp

hafiflemeli

incelmelidir insan

.

kökleri toprakta gizli

esinti kadar latif çiçeğin

doğasını görebilmelidir

.

yaşamın güzelliğini

kendinde bulabilmelidir

insan

.

.

.

her şeyi gören bir göz

her şeyi gören bir göz

.

gündüz güneş

gece ay

zamanı ölçen bir göz

.

yukarıda gök

aşağıda yer

mekânı çizen bir göz

.

dışarıdan ikiyi

içeriye alıp birleyen

üçüncü bir göz

.

duyguyu düşünceyi

akılı ve gönülü

buluşturan bir göz

.

zamanda ân’ı gören

ân’daki dili çözen

yaşamı ol’ân’da okuyan bir göz

.

her şeye hâkim

her şeyi bilen

hiç uyumayan

hiçbir taraf tutmayan

hem nazarını gönderen

hem huzuruna dönülen

tüm âlemlerin kapısı

yaşamın gizli geçidi

hep var olan

her şeyi gören bir göz

.