Cennet neden bir bahçedir?
Ev değil, şehir değil, köy değil, ülke değil de bahçedir?
Âdem ile Havva’nın bir ülkesi, bir şehri yoktur başkaları ile birlikte yaşadıkları. Onlar yalnızdır kendi bahçelerinde.
Bir evleri de yoktur bahçenin ağaçları içerisinde. Onları rahatsız edecek, korku verecek, korunmaları gereken hiçbir şey yoktur. Bir çatıya, duvarlara ihtiyaç yoktur bahçede…
.
Tuhaftır ki bahçeli bir ev çoğu kişinin özlemidir hâlâ. Ev vardır ama bahçe nefes alınan, doğayla buluşulan, güzellik katan alandır eve.
Bahçe, şekilsiz olan, biçim verilmeye uygun olandır. Kimi meyve ağaçları kimi gül fidanları diker, kimi çiçeklerle süsler, kimi ekip biçer.
Bahçe, almaya ve vermeye uygun olandır. Ne alıyor ne de veriyorsanız bahçeniz sadece çorak bir topraktır.
İsteyen bahçeyi kendi ellerine emanet eder, isteyen doğaya. İnsanın kendi elleri zihninin uzantısıdır. İçindeki arzuları hayata geçirecek araçlarıdır. Doğaya emanet edilenin ise neye dönüşeceğini bilemezsiniz. Bir kuşun getirdiği tohum, rüzgarın ektikleri, güneşin ısıtıp yağmurun besledikleri büyür doğanın ellerinde.

Bahçe izin verir, insanın ellerine de doğanın ellerine de. Kimi yerini insan güzelleştirsin ister, kimi yerinde doğanın sürprizlerini bekler…
.
.
Ufak bir işimi halletmek için gittiğim alışveriş merkezine adım atar atmaz bir uğultu kapladı kulaklarımı. Mağazalardan biri indirim günü düzenlemiş, müşteriler hıncahınç içeriye dolunca alarmları sürekli uyarı vermeye başlamış. Ne mağazadaki müşteriler ayrılıyor, ne çalışanlar alarmı kapatıyor ne de alışveriş merkezi müdahale ediyordu. Ben de sakin bir yer bulmak için üst katlara çıktım.
Üst katta bir cafe açık bir oturma alanına sahipti. ‘Ah‘ dedim genç çalışana, ‘burası cennet bahçesi gibi!‘ Sadece bir kedi ve ben oturduk bir süre.
Sonra yavaşça dolmaya başladı içerisi… İki hanım hararetli bir sohbete koyuldular, birkaç genç kız şikayet dolu bir konuyu öfkeyle birbirlerine anlatmaya, genç bir adam elindeki telefonda yüksek sesle müzik dinlemeye başladı. Küçük bir grup diğer boş masalara rağmen benim oturduğum masaya göz atıp yanımdaki masaya yerleştiler. İşten çıkmış aç bir grup geldi telaş içinde. Birisi arkadaşına sevmediği birisini anlattı…
Hemen yanımızdaki ağaçların altına yapılmış olan oyun alanı ise tadilat nedeniyle kapalı. Bahçe sigara içenlerin, sıkıntı içindekilerin kaçış yeri olmuş…
Gözlerimi kapadım.
Dışarıdaki insanları görmediğimde sesler sadece zihnimde varlar.
Bütün duyduklarım zihnimin sıkıntılarının, arayışlarının, şikayetlerinin yansımaları. O kadar ki, bahçede bana yer olmadığını fark edip kalktım. Oturmak için yanıbaşımda hazır bekleyenlerin gözleri parıldadı…
Cennet bahçesini yitirdim…
.
.
İnsana vadedilen cennet neredeydi?
Neredeydi insanın huzur ve saadet içinde yaşayacağı o bahçe?

.
.
Yaşam bedenin içindedir.
Bahçe insanın bedenidir.
Bahçenin sahibi bedene can verendir.
Âdem ile Havva aklı ve gönlüdür bahçenin sahibinin.
Her bahçenin kuralı bahçeyi kurana aittir.
.
Ben, zihnimin karmaşasında yitirmiştim cennetimi. Kendimi camdan bir odaya hapsetmiştim içeriye sadece sıkıntının girebildiği. Dışarıdaki oyun alanı kapalıydı, gönlümün neşesine set çekmiştim. Her şey düzgün ve güzel gözükse de ne bir canlılık ne de bir sevinç vardı bahçenin içinde.
Ben, kendi aynamda kendi hâlimi görmüştüm.
.
.
Her bahçenin kuralı bahçeyi kurana aittir.
Ve bahçe izin verir, insanın ellerine de doğanın ellerine de. Kimi yerini insan güzelleştirsin ister, kimi yerinde doğanın sürprizlerini bekler…
Benim güzel ama sıkıntılı bahçem önce oyun alanını açmamı istemişti.
‘Şimdi‘ dedi bedenim, ‘benimle ilgilen, sustur zihninin karmaşasını, gönlünün üzerindeki hüzün örtüsünü kaldır kendi ellerinle…‘
‘Sen kendi ellerini kullan, ben de doğanın ellerine izin vereceğim, üzerime en güzel çiçeklerin tohumlarını getirmeleri için kuşları ve rüzgarları çağıracağım…‘
‘Şimdi‘ dedi bedenim, ‘biraz benimle ilgilen, gör bak biraz ilgi ve biraz sevgi ile nasıl da canlanıp güzelleşeceğim…‘
.
.
Her bahçenin sahibi bir tanırıdır -ya da bir tanrıça…
Yaşam bedenin içindedir.
Bahçe insanın bedenidir.
Bahçenin sahibi bedene can verendir.
Âdem ile Havva aklı ve gönlüdür bahçenin sahibinin.
Birliktelikleri aklın ve gönlün evliliğidir.
Sevgi ve saygı ile birleşir elleri.
Bahçe cennettir saadetlerinde.
Cennet kaybedilir önce kıymeti bilinsin diye.
Cenneti kazanmak ise insanın kendi ellerindedir…

.
.
.
