
Evrendeki tüm galaksiler, yıldızlar, gezegenler ve milyarlarca gök cismi kendi yörüngelerinde dönerler. Hem kendi etraflarında hem de birbirlerinin.
Bu dönüş, çıplak gözün bakış açısından neredeyse sabit gibi algılansa da, inanılmaz bir hızda gerçekleşir.
Dünya kendi ekseni etrafında saatte 1670 km hızla döner, güneş’in etrafında ise saatte 108.000 km, merminin hızından 60 kat daha fazla. Güneş kendi ekseni etrafında saatte 70.000 km hızla dönerken, güneş sistemi galaksi merkezi’nin etrafında saatte 720.000 km hızla döner. Samanyolu galaksisi’nin uzaydaki hızı ise saatte 950.000 km…
İnsana göre inanılmaz olan bu hız ile birlikte, dünya ve güneş sistemi her sene bir önceki sene bulundukları yerden 500 milyon kilometre uzağa gitmiş olur.
.
Bizler ise, dünya üzerinde muhteşem bir koruma kalkanının içerisinde, sabahın yumuşak esintisi ile gözlerimizi güne açıp ağaçların dingin yapraklarını seyredebilme ve kuşların şarkısını dinleme lüksüne sahibiz.

.
Evrenin devinim hızı dünya üzerinde indirgenir ve insana yaşam sunabilecek bir ölçüye getirilir. Yine de, hareket kaçınılmazdır.
Dünya’nın, devinimine bağlı olarak kendi ekseni etrafındaki dönüşü ve güneş etrafındaki yörüngesindeki seyahati esnasında, bir yarısı güneş ışıklarıyla aydınlanırken diğer yarısı karanlıkta kalır.
Aydınlık gündüz, karanlık gece olarak adlandırılır.
Dünya’nın dönüşü ve ilerleyişi nedeniyle, aydınlık yarısı ile karanlık yarısını birbirinden ayıran çember şeklindeki hat, yani aydınlanma çemberi de sürekli ilerler, gündüz ile gece arasındaki sınırı oluşturur.
Bu hareket döngüsüne bağlı olarak, aynı nokta için gündüzün ve gecenin payı her gün değişiktir.
.
Evrenin hızının indirgenmesi gibi, evrenin zamanından farklı olarak dünya üzerinde zamanı gün olarak tanımladığımız bu birime göre ölçeriz.
Zaman da dingindir dünya’da, dakikaları, saniyeleri, saliseleri sayabiliriz.
Mevsimler ve yıllar sanki zevkini sürebilelim diye fark ettirirler geçişlerini, değişimlerini… Bu da diğer bir lüksümüz.
.
Sistemin içerisinde insan’ın yaşamı hem gündüz hem de geceye sahiptir.
Evrenin her noktasında durmaksızın gerçekleşen ilerleyişe karşılık insan durup dinlenebilir. İnsan için bir lüks daha…
.
.
Halbuki insan, bütün bu lükslerini görmezden gelir umarsızca.
Yaşamın dinginliğinden sıkılır, hız verecek teknolojileri ve araçları geliştirir.
Zamanın yavaş akışından bunalır, içinde kaybolacağı koşturmacalı bir hayat kurar.
Gecenin huzur dolu kucağından kaçar, gündüz gibi aydınlık veren ışıklar, uyanık kalmasını sağlayacak onlarca uğraş icat eder kendisine.
Dingin, yavaş, sakin olan, sadece var olan kıymet görmez.
Öncelik hep bir şeyler yapmaktadır nedense.
Ancak yenilenmek ve tazelenmek için, mecburidir dinlenmek.
Fark edebilmek için, mecburidir yavaşlamak.
.

Güneş, dünya üzerinde yaşamın var olmasına yardım eden bir öge.
Dünya’da yaşamın var olabilmesi güneş’ten gelen elektromanyetik radyasyona bağlı. Güneş ışığı atmosferde süzülerek yaşamı var edecek şekilde yararlı gün ışığına dönüşür, aydınlık ve sıcak, karanlık ve soğuk yardımıyla dünya üzerinde yaşam var olur.
Ancak yaşam, sadece mekanik bir oluşumlar silsilesi değil.
Evrenin açığa çıkması ile yayılan başlangıç ışını, bütün varoluşu meydana getirecek bilgiye sahip ve halen mevcudiyetini ve yaratımını sürdürmekte. Evrenin kendi içsel yolculuğunun hızı ve içeriği ise insan aklının ötesinde.
Güneş benzeri yıldızlar, bu ilk ışını içlerine alıp muhafaza etmiş ışık kaynakları gibi uzayın karanlık boşluğunu aydınlatıyorlar. Sadece aydınlatmakla kalmıyorlar, birer kitap gibi sahip oldukları bilgiyi yayıyorlar.
Tarih içerisinde insanın güneş’i bir tanrı gibi görmesi belki de bu yüzdendi.
Hayat veren, yaşam kaynağı, korkulan ve tapınılan bir güç… Yaşam bilgisini taşıyan kitap.
Bugünün insanı içinse varlığı kanıksanmış bir gök cismi.
Oysa insan, koşturmacalı hayatından başını kaldırıp bakabilirse, belki de güneş’in –unutmuş olduğu– değerini gerçekten anlama şansına hâlâ sahip olabilir.
.

Aequus Nox – Eşit Gece…
Yılda iki kere gerçekleşen ilkbahar ve sonbahar ekinoksları, bir tür eşitlenmeyi ifade eder. Kelime latince kökenli, eşit gece demek. Gece, gündüze eşitlenir…
Bugün artık ince ölçümler ile bu eşitliğin göreceli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, dönüşümü ve dengeyi simgeleyen bu bir dizi güne artık başka bir isim veriliyor;
Aequus Lux – Eşit Işık.
.
Aslında ışık her gün eşittir. Dünya yüzünde güneş herkes ve her şey için eşit parlar.
Işık karşısında farklı davranan bizler oluruz.
Kimimiz gözlerimizi karartılmış gözlük camları ardına gizler, kimimiz evimizin perdelerini kapatır, kimimizse doya doya kucaklarız güneşin ışıklarını.
Her gün güneş, sıcaklığı ile yaşam sevinci verir ve hayatın devamlılığını sağlar.
Yine de, herkes ancak kapasitesi nisbetince yararlanır.
.

Işık kelimesi, çoğu dilde latince lux kelimesinden türemiştir. Lüks, aydınlatan, parlayan ışığı ifade eder.
İnsanın gelişen yaşamı içerisinde ise ikinci bir anlama daha sahip olmuş.
Lüks, modern yaşamda gösterişli olan şeyler için kullanılan bir tanım. Temel ihtiyaç gereksinimlerinden daha yüksek bir fayda sunan, ek olarak kolaylık, güzellik, rahatlık sağlayan şeyler.
Lüks olan, ışık gibi göz kamaştırıcı olandır.
.
Her ne kadar ‘zorlu’ denilen dünya yaşamı içersinde lüks belirli bir grup insanın elde ettiği bir şey gibi gözükse de,
Ezberini bozabilirse insan,
Bir an durup fark edebilirse,
Her günün içinde gizlenen lüksü, yaşamın ahenkli parıltısını kolayca görebilir etrafında.
.
.
Baharın gelişi, tüm tabiatın uyanışı demektir.
Kış boyunca dinlenen yaşamın coşkuyla yeniden canlanması, çiçek açması, çoğalmasıdır.
Her bahar, tazelik ve güzellik getirir dünya’ya.
Her bahar, hatırlatır insana, dünya yaşamının sıradan lüksünü.
Hafif bir esintinin yumuşaklığı, çimenlerin üstünde yağmur damlalarının ışıltısı, akan suyun sesi, kuşların melodisi, güneş ışıklarının sıcaklığı, gecenin huzuru…
Hepsi kolaylık, güzellik ve rahatlık sağlar insana, yaşamın lüksünü sunar cömertçe.

.
Dünya, göz ardı edilemeyecek kadar güzeldir.
Değer verip kıymet bilen her göz için, ışık hep eşittir.
.
.
.
