
Havva’yı da kovdum
Âdem’i de kovdum
cennetimden
.
merakı dinmeyen
arayışı bitmeyen
zihnimin derinliklerinden
.
yemeyin demiştim
o ağacın
meyvesinden
.
kendi kendilerine
düştüler
aslında
.
merakın peşinde
arayışın
kısırdöngü çemberine
.
düşer düşmez
‘ah’ ettiler
ama boşuna
.
elmanın göz boyayan
kızılı
nâr oldu yaşamlarına
.
bir elmanın peşinde
bütün bir yaşam
belki de heba oldu
.
fark edene kadar
.
ne zormuş dediler
gözlerimizi büyüleyen
kızılı beyaz etmek
.
nâr’ı nur etmek
bir yaşam
boyuymuş
.
yola düşmüş
bir kızıl elmanın
peşinde
.
insan döner dururmuş
.
terk edene kadar
yolu da elmayı da
Âdem’i de Havva’yı da
.
.
.
cennetimde
bir ben varım
şimdi tek başıma
.
ne sevilen ne de seven
sadece
sevgi olan
.
tüm ayrımları
bütün ayrılıkları
birleştiren
.
elinde kalem
bir kağıdın üzerine
yazıp çizen
.
hayal kur’an
yaşamına
hayalini resmeden
.
bazen ‘bu olmadı’
bazen ‘muhteşem oldu’
diyerek dile gelen
.
her seferinde
yeniden yepyeni
tertemiz bir sayfa açan
.
hiç bıkmadan
hiç bitmeden
kendi cennetini yaratan
.
bir tek
ben varım
şimdi
.
.
.
