Emsalsiz Yaşam

Hukukta yürüyen bir konunuz varsa öğrenirsiniz ki emsaller sonuçları kolaylaştırır…

Karara bağlanacak olana benzer bir konu önceden görülüp karar alındıysa, sizin için emsal oluşturur. Hakimin kararı netleşir. Bu nedenle, işe yarayan bir emsal bulmak önemli iştir hukuk çalışanları için…

Yine de, emsaller işinizi bir o kadar zorlaştırabilir…

Farklı bir karara ihtiyacınız varsa, emsali çok olan size ayak bağıdır, kararın dışına çıkabilmek neredeyse imkânsızlaşır. Büyük çaba ister emsali yıkıp sonuç almak…

Hukuk emsallere dayanan tek alan değil…

Hastaysanız iyileşen bir diğer hasta emsaldir sizin için, ne güzel bir emsaldir o… Çaresiz gördüğünüz derdinize, benzerini yaşayanın bulduğu çareyi ararsınız, içinizi açtıkça ferahlar, bir bileni bulursunuz… Damdan düşen Nasreddin Hoca bile, ‘Bana damdan düşmüş birini getirin‘ der fıkralarda.

Neredeyse bütün yaşam emsal üzerine kurulur, düzenlenir, yürütülür…

.

Emsal yaratmak ise, bir tek bireye kalmıştır…

Bir bakarsınız tarihte,

Biri gelir,

Tüm çabasıyla kendi olur,

Kendi dünyasını var eder

Ve kendine göre yaşar, yaşatır…

.

Ve ne tuhaftır ki, emsal olmak o kadar ayrıştıcıyken, emsal olduğunuz anda birleşirsiniz…

Düzende ayrık otlarının bile bir yeri vardır…

.

İnsanın mucizelere inanması kolay değil.

Mucize, olmaması beklenenin olması demektir.

Mucize, bütün sistemi alt üst edecek güçtedir.

Her mucize bir emsaldir insana.

Yaşamın farklı olabileceğini işaret eden.

Yaşamın değişebileceğini gösteren.

.

Değişimse iki türde gerçekleşir….

Yüzeyde olan, popüler denileni benimsemek kolaydır çoğu insan için. Popüler, bir anda çiçek açan bahar dalları gibi tüm manzarayı değiştirebilir. Ama bahar dallarının çiçekleri kısa sürelidir. Yine bir anda dallara veda eder yerlerini yapraklara bırakırlar…

Derinde gerçekleşen değişim ise uzun zamanın görünmeyen etkisidir. İnsan ne zaman çocuk olduğunu ne zaman yaşlandığını ayırt edemez. O ‘bir an’ yoktur ama bir bakarsınız artık çocuk değilsinizdir…

Yaşam ne bu ne de diğeri der, yaşam hem bunu hem de diğerini seçer. Yaşamın iç’içeliği kavranması zor bir örgü tekniği ile sınırsız sonsuz bir çeşitlilik var eder…

.

İnsan, emsallerle büyür, emsallerle hayatı öğrenir…

Toplum, aile emsaller üzerine kurulmuştur. Kendine göre doğruları seçmiş, bir düzen inşa etmiştir.

Toplumun ve ailenin içinde birey olmak uyum sağlamak demektir. Uyum sağlamak ise insan için belki de en baştan emsalsiz olabileceğini düşünmemek, özgün varlığını reddetmektir…

Oysa, parmak izleri ile ayrıştırır toplum bireyleri. Herkes bilir ki parmak izi eşsizdir. Doğduğu anda insana eşsizliğin işareti verilmiştir.

Benim parmak izimin senin parmak izine benzemesi mümkün mü?‘ diye sorsa insan, alacağı tek bir yanıt vardır, ‘Mümkün değil.

Her insana eşsiz, benzersiz bir yaşam verilmiştir.

Bir yönünüz benzese bile diğer bir yön mutlaka farklıdır…

İnsan göremediği iç özünün etkisinde, tıpkı bir mıknatısın iki ucunun yaptığı gibi bazen çeker bazen de iter…

Yaşam ikiye ayrılır, hoşlandıkları hoşlanmadıkları, istedikleri istemedikleri var olur. İnsan, benzer yanları ile arkadaşlarını seçer, hayatta kendisine en yakın olanı, gerçek eşini bulur…

.

Yine de, her yeni doğanın emsali yoktur biliriz…

Belki de bu yüzden her veda edenin ardından hissedilir en büyük üzüntüler, her kayıpta çaresiz kalır tüm pişmanlıklar…

.

Sonsuz, sınırsız örgüsünde

Var etmeye devam ederken,

Hatırla‘ der, yaşam insana,

Sana verdiklerimi bir tek sana verdim, gönlünce faydalanman için…

Seni benzersiz sevdim, kıymetini görebilmen için…

Hazinemi içine gizledim, emsalsiz olanı keşfetmen için…’

Hatırla ki, emsalsiz bir emsal olsun yaşamın,

Mucizeyi mümkün kılan, tek bir şeyi anlatan…

.

Bu yaşam bir tek senin...’

.

18/03/2023, İnsan Bedenin Ötesinde, Saba Melike Belkıs Doğar

Leave a comment