Rüya

Bu, benim gördüğüm bir rüya olsaydı nasıl yorumlardım diye düşündüm…

Rüyaların anlamını çözmek zor gelir, rüya yorumcusu içinse çok kolaydır. Her ne kadar çoğu kişi rüyalarını bilen birine yorumlatıp anlamını öğrenmek istese de asıl anlam kişinin kendine özeldir. Rüya, rüya görücüsüne gelmiştir, anlam kişinin derinlerinde gizlidir.

Ben, kelimelerle başlarım yorumlamaya. Dikkatimi çeken nedir diye sorarım kendime?

Bu rüyamda sürekli tekrarlanan bir kelime var; “corona”. İşin tuhafı -ya da vurgusu- kelime başka yerlerde de dikkatimi çeker oldu, bize o kadar da yabancı değildi aslında. Corona, ya da crown, kraliyeti ifade eder, taç, kralın ya da ülkeyi yöneten lider otoritenin simgesidir.

Bilim insanları virüse bu adı vermişler, çünkü görüntüsü güneş tutulmasına benziyor. Tutulma esnasında güneşin etrafında görülen ‘taç’…

Ayrıca, nerede başladığı dikkatimi çekmişti; Doğu’da, güneşin doğduğu yerde, benim içinse Doğu aynı zamanda kadim öğretileriyle bilginin kaynağıydı…

Güneş erkeği sembolize eder, ay ise kadını. Güneş, erkektir, koruyucudur, bilgi kaynağıdır. Ay ise kadındır, şefkatlidir, doğurgandır.

Rüyamda neler yaşanıyor? Bir hastalık var, tüm dünyayı paniğe sürükleyen ve korku salan. Büyük bir bilgi kaosu, koruyuculuğun kalkması, korku ve çaresizlik. Diyorlar ki, evde kalın, dışarısı tehlikeli…

Tutulma, hakikatin perdelenmesi gibi, güneşin önünü örten karanlık, ışığa engel, gerçeğe ulaşmaya engel, liderlere ve yapılan açıklamalara alınan kararlara duyulan güvensizlik, bedenimizde ise bağışıklık sisteminin eksikliği ya da zayıflığı, düşüncelerimizde kaos, duygularımızda korku…

Peki, zayıf olan sadece yönetim otoriteleri ve bedendeki bağışıklık mı? Bizlerce beğenilmeyen ülkeleri yöneten liderler iken, aslında kendi yaşamımızın lideri olduğumuzu unuttuk mu? Bizim için kararı kim veriyor? Çocuğumuz okula gidecek mi? İşe gidecek miyiz? Evde mi durmalıyım? Dışarı çıkabilir miyim?…

İpleri dış liderliğe verdiğinizde karar almanız zorlaşır…

İnsan ne zaman doğru kararları verir?.. Yaşam tek bir kararla bambaşka bir yöne dönebilir, tıpkı makas değiştiren tren gibi, gittiğiniz yönden kilometrelerce uzağa doğru yönlenmeye başlayabilirsiniz. Tek bir karar sizi farklı bir hayata yöneltebilir.

Ya ben, kendim için doğru kararı nasıl alacağım? Bu pratiği belki de çok uzun zaman önce uygulamayı bıraktım. Birileri bana ne yapmam gerektiğini söyledi, ben de onları takip ettim. Şunu yap, bunu yapma… Bunu mu istersin yoksa şunu mu… Arada seçiyormuşum gibi gördüğüm şeyler aslında yine sadece bana sunulan seçeneklerden biriydi.

Yanıt içimdeydi, biliyordum ama nedense göz ardı ediyordum, içsel pusulamı, karanlıkta yolumu aydınlatacak ışığımı kaybetmiş gibiydim… Yanlış yerleşmiş inançlarda, başkalarının sözlerini kesin olarak kabul etmekteydi sıkıntım, güneşim tutulma altındaydı, doğru zannettiklerimin gerçeğini sorgulama cesaretini göstererek bulabilirdim yanıtları.

Rüyamda korku dünyamı ele geçirmişti, dirençliydi, yine de bir yerlere hapsettiğim cesareti özgür bırakabilirdim ki o cesaret korkunun olduğu yerde bile yolu açabilirdi…

Gerçeğe ulaşmak bu kadar zor mu? Toplumların, onca bilim insanı yetiştirip, gerçekleri hurafe haberler içinde aradıkları bu zamanlarda belki de zordu. Gerçeğe bir kez ulaştığınızda artık eski ‘siz’e geri dönemeyebilirdiniz, gerçek değişimi de beraberinde getirir, yeni bir hayatı getirir. Oysa, eskisinden vazgeçme cesareti olmadığında gerçeği araştırmak bile düşünülemez ki…

Güneş, bilginin kaynağı… Güneş parladığında etkisi güçlüdür. Gölgelendiğinde cehalet ve panik her şeyi kolayca ele geçirir. Zaten tüm hayaletler karanlıkta ortaya çıkmaz mı? Gecedir insana korku veren. Gölgenin en uzun olduğu zamanlar ise sabah ve akşamdır, gecenin öncesi ve sonrası, henüz uykudan uyanmış veya uyumaya hazır ya da uykudasındır, atalet hakimdir, öğle güneşinde gölge en kısa hale geçer, öğle vakti hareket zamanıdır.

Tutulma ise yeni ay zamanı olur, yeni bir başlangıcı müjdeler bu, ay güneşi gölgeledikten sonra çekilir ve artık yeni bir doğuma hazırdır dünya… Eve dönüş öze dönüş olacaktır aslında…

Şimdi bizlerin, parlak güneş ışığına, gerçek liderlere ve liderliğe, doğru bilgilere ihtiyacımız var ama, en önemlisi, şimdi hayatımızın liderliğini kendi elimize almamızın zamanı. Cahil olan da korkan da benim, panik yaratan da endişe içinde eve kapanan da benim… Ama bilgi sahibi olan da benim ve cesur olan da, dengeyi kuracak, harekete geçecek olan da ben olacağım…

Yine de insan, kendi bilmiyorsa eğer kendisine liderlik yapamaz. Bu nedenle bir süre öğretmenler ona yol gösterir. Ne zamanki, öğrenim süreci sona erer artık yetişkin bir birey, olgun bir insan olur, o zaman yön ve yol kendisine aittir.

O halde, bak bakalım senin rüyan sana neler anlatıyor?

Aklını kullanmayı ve kalbini keşfetmeyi başardığında, rüyanın sahibi de rüya yorumcusu da sen olacaksın…

18/03/2020, İnsan Bedenin Ötesinde, Saba Melike Belkıs Doğar

Leave a comment