İçindeki bu “sen” hangi sen?
Ne kadar tanıyorsun “ben” dediğin seni?
Onlarca isim, onlarca sıfat verebilirsin
Yine de bilebilir misin hangisi gerçek olan?
Dersin ki: “Bu güzel sözleri söyleyen,
Şefkatli ve bilge olan benim.”
Peki, ayaklarının dibinde yatan kim o zaman?
Onun katili sen değil misin?
…
İçindeki bu “sen” hangi sen?
Nasıl bilebilir insan
Kalbi sevgi ve mutlulukla parlayan
Ya da isteği olmadığında hırçınlaşan mı
Yoksa öfke ve nefretle kavrulan mı gerçek “ben”?
Yaşadığın yılları saymak yeter mi
Zaman yeterince geçmişse eğer, artık
“Hepsini gördüm”, “Hepsini tanıdım” demeye
Emin misin gerçekten hepsi bu?
…
İçindeki bu “sen” hangi sen?
Sonu var mıdır sonsuz “ben”lerle tanışmanın
Sonu var mıdır her tanışmada tekrar karışmanın
“İşte, şunlar övünülecek olanlar
Şunlarsa yerilecek olanlar” derken
Yaratmaya da yok etmeye de muktedir olan
İçindeki hangi “sen”?
…
İçindeki bu “sen” hangi sen?
O sen ki kendinden bile gizlenmiş
Kaçak bir yabancıysa eğer
Döndüğün bir köşebaşında karşılaştığında
Sen kendini tanıyamaz
Ve korkarsan varlığından
Bir de kendinden kaçıyorsan bilmeden
Nasıl bulursun kaybolmuş benliğini yeniden?
…
İçindeki bu “sen” hangi sen?
Eğer benle tanışmaya geldiysen
Belki de en iyisi önce senle tanışman
Ve belki ancak o zaman
Ne “sen” konuşmaya gerek kalır burada
Ne de “ben”
Varlığın gerçek aleminde
Ne söze gerek kalır ne de isme
İçindeki tüm “sen”ler tek tek tanışır birbiriyle
Ve hepsi özde birleştiğinde
Geriye ne sevgisizlik kalır ne de “sen”
…

